Atabeyi takipçilerine özel hazırladığımız bu içerikte “Alanı ne ile ölçeriz” hakkında önemli bilgiler paylaşacağız.
Alanı Ne ile Ölçeriz?
Bugün size bir soru soracağım, ama bu soru öyle sıradan bir soru değil. Sadece fiziksel değil, hayatın her alanında kullanılabilir bir soru: Alanı ne ile ölçeriz? Evet, tam olarak bu. Şu an başlıkta yazan soruya odaklanmamızı istiyorum çünkü hayatın tüm olayları gibi, bu da hem basit hem karmaşık. Hadi gelin, bu soruyu günlük hayatla ve biraz da mizahi bir şekilde irdeleyelim.
Alanı Ne ile Ölçeriz? Cevap: Hızla Değişen Hızda
Geçen gün, arkadaşım Çağıl’la karşılaştım. Yani Çağıl’la karşılaşmak demek, komik bir konuşma başlatmak demek. Her şeyin yanlış anlaşılmasına zemin hazırlayan bir arkadaşım vardır. Her diyalogda bir potansiyel komedi barındırır. Neyse, Çağıl’la şöyle bir konuşmamız oldu:
Ben: “Abi, alanı ne ile ölçeriz?”
Çağıl: “Evet ya, ben de tam bunu düşündüm! Bir metreyle mi yoksa kalp kırıklıklarıyla mı? Çünkü son zamanlarda her şeyin ölçüsü o gibi geliyor.”
Tabii ki, Çağıl bu konuda her zaman saçmalıyor. Ama şöyle bir düşündüm, gerçekten alanı ne ile ölçeriz? Hani, mesela fiziksel alanı ölçmek için herkes bir metrelik şerit kullanır, ama duygusal alanı? Ya da sosyal mesafeyi? Ya da gece yarısı internette bulduğum diyeti denemeye çalışan birinin paylaştığı alanı? Alanı ne ile ölçeriz, gerçekten önemli bir soru.
Alanı Ölçerken Zihninizi Kullanmak: Ölçmek de Bir Sanattır
Biliyorsunuz, alan ölçme işi sadece fiziksel değil, zihinsel bir şey. Mesela ben, İzmir’de yaşayan bir genç olarak, bazen kafamda o kadar çok şey olur ki, birden zihinsel alanımı nasıl ölçtüğümü bilemiyorum. Bazen sorarım, “Bu düşüncelerin alacağı alanı nasıl ölçebilirim?” İşte burada devreye giriyor iç sesim:
İç Ses: “Çok düşünme, direkt ölç. Ama ölçerken karışma, yoksa odanın çapı bile seni hüsrana uğratır.”
Gerçekten de! Eğer düşüncelerimi ölçmeye kalksam, bir anda her şey birbirine girer ve ben kaybolurum. Çünkü kafamdaki alan o kadar karmaşık, o kadar geniş ki, bir metrekareye sığdırmam zor. Hangi düşünceyi önce ölçmem gerektiğine karar vermek bile bir sanat. Ama yine de her şeyin bir ölçüsü var. Yani, ister evin alanı olsun, ister arkadaş ilişkilerindeki mesafe, her şey bir şekilde ölçülüyor.
Alanı Ne ile Ölçeriz? Yastık mı?
Bir akşam yastığımı alıp, başımı koyarken düşündüm: “Hangi alanı en doğru şekilde ölçüyorum?” Yastık… İşte doğru cevap burada saklı. Alanı bazen en basit şeyle ölçmek gerekiyor. Gerçekten. Uyku alanı, kişisel alan, düşünce alanı… Her biri bir şekilde var. Yastıkla ölçülen bir alan var mesela. Çünkü yatakta uzandığımda, alanın ne kadarını kaplayacağım, ne kadarını da boş bırakacağım? Bu da önemli. Hangi birine yastık vereceksin ki? Kendi alanını da unutma.
Bir gün arkadaşım Ela, sabah beni aradı. “Ya senin alanını gerçekten ölçemiyorum!” dedi. Ben de “Neden?” diye sordum. O da, “Çünkü senin alanın o kadar geniş ki, bir metreyle ölçmek imkansız. Ayrıca, her şeyin üzerine senin düşüncelerini koyarak sürekli büyütüyorsun. Bu da beni bazen sıkıyor.” diye yanıtladı.
İşte o an fark ettim, alanı gerçekten bir şerit metre ile ölçemeyiz. Alan büyüdükçe, onu çevreleyen sınırlar da değişiyor. Hem fiziksel hem duygusal olarak.
Alanı Ne ile Ölçeriz? Bunu Öğrenmek İçin Sosyal Mesafeyi Keşfettim
Geçenlerde dışarıda yürürken, sosyal mesafe kavramını hatırladım. Yani o kadar basit bir şey ama alanın neyle ölçüldüğünü anlamama yardımcı oldu. “Sosyal mesafe” diyorlar ya, tam olarak orada her şeyin ölçüsü ortaya çıkıyor. Birinin yanına yaklaştığınızda, kendinizi o kadar küçülmüş ve daralmış hissediyorsunuz ki, sosyal mesafe ölçüsü, tam olarak beynimdeki alanın ne kadarını işgal ettiğini gösteriyor.
Bir de bu sosyal mesafe konusunda yeni bir araştırma yapmam gerekebilir diye düşündüm. Gerçekten, sosyal mesafenin sınırları sadece fiziksel değil. İnsanların sohbet alanı, kişisel düşünce alanı, “benim alanım” diye tanımladığım içsel bölge… Bütün bunlar zamanla genişliyor ya da daralıyor.
Sonuç: Alanı Ne ile Ölçeriz? Her Şeyin Bir Ölçüsü Var
Sonuç olarak, “Alanı ne ile ölçeriz?” sorusu aslında, hem fiziksel hem de duygusal anlamda tüm hayatımızı sorgulamamıza neden oluyor. Bazen basit bir metrekare ile ölçtüğümüz alan, bazen de yastığın üstündeki boşluk kadar kişisel olabilir. Duygusal alanımızı, ilişkilerimizi ve hatta ruh halimizi de bir şekilde ölçüyoruz ama buna ne kadar kayıtsız kaldığımızı kimse bilemez.
Hayat da, çoğu zaman, ölçülemez gibi görünüyor. Ama her şeyin bir ölçüsü var. Bunu anlamak, bazen güldürür, bazen düşündürür ama sonunda her şeyin bir dengeye oturduğunu fark edersiniz. Alan, sonuçta her birimiz için farklı bir şey. Hangi ölçüyü kullanırsak kullanalım, esas olan, onu nasıl hissettiğimiz.