Kur’an’daki Meseller Nelerdir? Biraz Espri, Biraz Derinlik
İzmir’de bir kahve içiyorum, elime telefon alıp sosyal medya hesaplarımda gezinirken birden aklıma geliyor: “Ya, acaba Kur’an’daki meseller nelerdir?” Hani, şu herkesin bildiği ama çoğu zaman derinlemesine düşünmediği meseller. Herkesin laf arasında, “Mesel de ne demek ya?” dediği, aslında içinde ne kadar anlam barındıran öğretiler. İşin komik kısmı, ben de bir sürü mesel hakkında bir şeyler duymama rağmen, birçoğunu tam olarak içselleştirememişim. “Acaba ne diyorlar?” diye düşünüp hemen araştırmaya başlıyorum.
İşte şimdi, günlük hayatıma dönerken Kur’an’daki mesellerin aslında tam da şurada, gözümün önünde olduğunu fark ediyorum. Hani, hepimizin başına gelen ama kimsenin üstünde durmadığı olaylar var ya, işte o kadar yakınlar! Gelin, biraz mizahi bir bakış açısıyla bakalım Kur’an’daki meseller nelerdir, belki siz de benim gibi bu mesellerin gündelik hayatta nasıl hayat bulduğuna şaşırırsınız.
“Mesel” Ne Demek?
Öncelikle mesel ne demek? Hani, mesel kelimesi kulağa böyle pekte sık kullanmadığımız bir kelime gibi gelebilir. Ama aslında, “örnek, hikâye, ders alınacak kıssalar” anlamına gelir. Yani, meseller bize bir nevi hikaye anlatır ve bu hikayelerden hayat dersleri çıkarırız. Her ne kadar mesellerin anlamını tam çözemediysem de, hayatımda karşılaştığım komik ama derin mesajlar, bu mesellerin neden önemli olduğunu anlamamı sağladı.
Ağaçlar, Kökler ve İki Arkadaş: Kur’an’daki Meseller ve Günlük Hayat
Bir gün, bir arkadaşımın evine gitmiştim. Evde herkes çok gergindi, çünkü ciddi bir karar verilmesi gerekiyordu. “Bir arkadaş grubu olarak bir karar veremiyoruz. Hadi ya! Çıldıracağım” diyen arkadaşım, elindeki kola şişesini ileriye doğru fırlatıyordu. Ben de ne yapacağımı şaşırmıştım. “Ya, ne bu gerginlik? Hadi biraz rahatlayın” diye mırıldandım. Tam o sırada bir arkadaşım bana döndü ve “Ya sen hep bu kadar rahat mısın?” dedi.
İşte tam o anda aklıma geldi: Kur’an’daki “iyi insanların davranışları” meseli! Düşündüm ki, aslında herkesin bir amacı var ama bazen insanlar, gerginliği abartıyor. Hani, Rahman Suresi’nde geçen ve “göğü örten” meseline çok benziyor. Bu mesel, yani her şeyin düzenli olduğu bir sistem, insanın da hayatında bir düzene ihtiyacı olduğunun bir yansıması gibi. Arkadaşım o kadar “düzensiz”di ki, sanki dünya dönmüyordu! (Evet, bazen bu kadar dramatik olabiliyorum.)
Ekin Tarlası Meseli: Kimseye Göz Yummayın
Bir başka mesel de, “ekmek parası peşinde koşanlar”la ilgili. Hatırlıyor musunuz? Kur’an’da, “Ekinleri biçerken dikkat et, sadece nefsini düşünme” gibi bir şey vardı. Bu mesel bana hep şu olayı hatırlatır: İş yerinde gece yarısı çalışırken, asla bitmeyecek bir dosyanın başına oturmak. Ertesi gün, sabahı zor görmek… Ama yaptığınız işin sonunda sadece kendi huzurunuzu kazanacağınızı düşünmek. Oysa insan, bir ekin tarlasına bakarken sadece nefsini değil, toplumu düşünmeli. (Bunu düşünürken bile başım döndü biraz, ama yine de önemli!)
İzmir’de gün boyu kafelerde çalışarak, ekmek parası kazanmak isteyenlerin uğradığı bu “sürekli koşuşturma” halini düşünün. Evet, herkesin kendine göre bir telaşı var ama biraz sakinleşip o tarlada, toprağa göz atmak gerek. Belki o zaman kazandığınız paranın hakkını daha çok hissedersiniz, kim bilir?
Kıskançlık ve Koca Tilki Meseli: Fakat Kötü Ne Kötü!
Kur’an’daki meseller arasında en komik olanlarından birine de “kıskançlık” hakkında olanları verebiliriz. Herkesin bildiği, sürekli günümüz ilişkilerinde karşılaşılan, biraz da “tilki” gibi planlar yapan insanların hali. Hani, “Beni ne kıskandılar, gözlerimle öldürdüler” dediğimiz o insanlar! İşte, şu kıskanmanın ne kadar berbat bir şey olduğunu anlatan bir mesel var: “Kıskançlık insanı içten içe tüketir, onun hiç iyi bir sonucu olmaz.”
Bir gün, tam da bu tarz bir tilkiyle karşılaştım. Arkadaşımın eski sevgilisi, beni durup dururken sosyal medyada engelledi. (Evet, sosyal medyada engellenmek, gerçekten modern zamanın “tilkilik” hali.) Bunu düşündükçe aklıma o mesel geldi: Kıskanmak, insanın içini boşaltır, yerine sadece kötü hisler bırakır. İşte o an anladım ki, hayat bazen bizleri o kadar kötü yerlere sürüklüyor ki, başka insanları kıskanmakla, kendi sağlığımıza zarar veriyoruz. Biraz daha “tilki” olmadan yaşamak lazım, diye düşündüm.
Sonuç: Kur’an’daki Meseller Her Yerde!
Şimdi, Kur’an’daki meseller nelerdir sorusunu tartışırken aslında her an her yerde bunları bulabileceğimizi fark ettim. Özellikle günlük hayatta, yaşadığımız her olay, bazen bir mesel, bazen de bir öğüt sunuyor. İster evde oturuyor olun, ister iş yerinde gergin bir ortamda, bu meseller size hayatı daha net görme fırsatı sunuyor. Hani, bazen “mesel ne ki, ben daha bugün kahvaltı yapmadım” diyebilirsiniz, ama işin içine biraz mizah katınca, her şeyin bir anlamı var gibi hissediyorsunuz.
Mesellerin anlamını anladıkça, insan hayatındaki karmaşıklıkları daha net görüyorsunuz. Ve belki de, hayatı bir tık daha anlamlı kılmak için o meselleri göz önünde bulundurmak gerekiyor. Ama tabii, önce biraz mizah ve rahatlama da gerek! Her şeyin başı da o zaten.